"Güneşi, baharı ve toprağın bereketini birlikte selamlıyoruz! Ruhunuza ve bedeninize iyi gelecek, 'hiç bitmesin' diyeceğiniz bir pazar için rezervasyonunuzu yaptırın."

15 Mayıs, Pazar günü misafirlerimizi bu sözlerle çiftliğe davet ettik. Çiftliği açmadan önce de hep yapmayı planladığımız mutfak atölyelerinden ilkini yoga ile de birleştirmek istemiştik. Kışın yorgunluğunu üstümüzden atıp yaza girmemize ramak kalmıştı. Hem daha zinde, hem de daha huzurlu hissetmeye ihtiyacımız vardı. Meğer çiftliği takip eden yeni ve eski dostlarımız da bunu istermiş. 

Sabah yine The Barn'da açık büfe kahvaltı ile güne başladık. Kahvaltı biter bitmez de workshop mutfağına girdik. 

Raw Food konusunda uzman konuk şefimiz ile önceden bir menü belirlemiştik. Salata, ana yemek ve tatlımız vardı. Derse birkaç gün önceden filizlendirmeye başladığımız bakliyatlarla ve çiğ badem sütü yapımı ile başladık.

Raw Food'da esas olan gıdaları belli bir ısının üzerine hiç çıkartmamak ve böylece besin değerlerini saklayarak tüketmek; ama pişirmiyoruz diye hazırlanması çok da zahmetsiz sanılmasın. Bu gıda rejiminde ön hazırlık çok önemli.

Bademlerin, hurmaların bir gece önceden suya konulması, bakliyatların en az dört gün önceden filizlendirilmeye başlanması ve her gün sudan geçirilmesi gerekiyor. 

Üstelik rafine şeker de kullanılmıyor. Bunun yerine agave şurubu ve kuru meyvelerin şekerleri tercih ediliyor. Zor bulunan kakao yağı da çiğ beslenmede tereyağ yerine geçiyor.

Tatlı için bol miktarda ceviz, agave şurubu, hurma, çiğ kakao, kakao yağı, tahin ve raw food'un vazgeçilmezi blender kullandık. Tatlılarımızı hazırlayıp soğumaları için dolaba atar atmaz tarlaya koştuk. 

Bu kez çiğ bezelyelerle (iddia ediyoruz, hayatınızda yiyebileceğiniz en tatlı bezelye bu sene bizim bahçede yetişti. İnanmayanları inananlarla birlikte seneye mayısta çiftliğe bekliyoruz) ve bahçenin taze yeşillikleri ve bahçemizin karadutları ile Grandma's Raw Salad için hazırlığa başladık. 

Son tabağımız domates soslu kabak spagetti ise en sürprizli olanıydı. Çiğ kabak ancak bu kadar lezzetli olabilirdi. 

Hazırladığımız tabaklarla karnımızı doyurduktan sonra tatlılarımıza dokunmadan matlarımızı alıp bahçeye çıktık. Yıllar süren bir iç yolculuğun ardından profesyonel hayatının yanında bir de yoga eğitmeni olan Eda Çarmıklı ile matların üstünde güneşi batırdık.

Günü hazırladığımız tatlılar ve sağlıklı atıştırmalıklarla kapattık. Raw Food ve Yoga Pazarını ve çiftliği bir de Serra Tukel'den okumak isterseniz blogu Gurulogy'ye buradan göz atabilirsiniz. 

Çiftlikteki etkinliklerden haberdar olmak için sayfanın sonunda e-posta adresini bırakmayı unutmayın.