Bir İşgalin Hikayesi

2016 bağbozumunun son günüydü, çiftlik ekibi sabahın ilk ışıklarıyla bağda kalan son üzümleri de toplayıp şaraphanenin önüne yığmıştı. Şaraplık son üzümlerin tanka aktarılması gerekiyordu, sonra da hemen geri kalan üzümleri sıkıp pekmez kaynatmaya başlamalıydık. 

Bu arada misafirler de yavaş yavaş gelmeye başlamıştı ve karınları da bir hayli açtı, gözlerinden belliydi... Mutfak ekibi tam torşon atacakken birden taş ev ile The Barn arasındaki bahçede ellerinde bıçaklarıyla Ferah Feza Mutfak ekibi beliriverdi. Kurtulmuştuk! Acıkanlardan, susayanlardan ve elmalardan çıkması muhtemel kurtlardan artık onlar sorumluydu.

Tam olarak böyle olmasa da o pazar Karaköy'ün efsanesi Ferah Feza'nın şefleri Bülent Akkızoğlu, Orhan Şivetlioğlu ve FF mutfak ekibinin çiftliğin mutfağını bir günlüğüne işgal etmesiyle biz de rahat bir nefes aldık. 

Ekipten sözü aldık, en kısa zamanda yine bizi mutfaktan atmaya gelecekler. 

İşte fotoğraflarla işgalin hikayesi....

FF Mutfak ekibi kısa bir kahvaltının ardından hızla işe koyuldu. Kahvaltıdan yeni kalkmış ama açık havanın da etkisiyle birkaç saat içinde yeniden kurt gibi acıkacak yaklaşık 50 kişiyi doyurmaları gerekiyordu.

FF Mutfak'ın işgali yazlık sebzelerin tarladaki son günlerine denk geldi, yine de şanslıydık. Patlıcan, domates, kapya, sivri biber, dereotu, kekik, nane, adaçayı ve bol bol balkabağı vardı. Toplanan sebzelerin bir kısmı hemen taş fırına girdi. Bu sırada mutfakta da hazırlıklar başlamıştı. Pizza hamurları açıldı, salata ve meze malzemeleri yıkanıp hazırlandı. 

Günün sürprizi yazın başında bahçeden toplayıp buzlukta sakladığımız eriklerle pişen kuzu kaburgaydı. Çiftliğin en eski dostlarından Ozan Bey'in doğumgünü pastası da Bülent Akkızoğlu'nun elinden çıktı. 

Ve günün sonunda bu harika büfe kuruldu, biz de sıraya girip kendi mutfağımızda misafir olmanın tadını çıkarttık...

Bir sonraki işgale kadar Ferah Feza Mutfak ekibini çok özleyeceğiz...